Türk Haber Saati

Enerji Savaşlarında Yeni Güç Dengeleri..

Bünyamin Çelik

Bünyamin Çelik

Dünya 1800’lü yılların sonlarına doğru yeni enerji kaynağı olan petrolü kullanmaya başladı. 1890 yılında Amerika’nın kömür yerine petrolü kullanarak enerji üretmesi ve aynı anda sanayide hızlı adımlarla büyümesi, bütün dünya devletlerinin yönünü petrole çevirmesine neden oldu. Akabinde Avrupa’nın da sanayide ilerleme adına petrol için kaynak arayışlarına yönlendirdi. Daha sonrası malum enerji kaynakları bol olan Ortadoğu ve Afrika gibi yerler sömürülmeye başlandı.

Enerji Savaşlarında Yeni Güç Dengeleri

Petrol kaynağı olarak Amerika başta olmak üzere, en çok üretimle Venezuela ilk sırada yer aldı. Onları Suudi Arabistan, Irak, İran, Katar, Afrika ve Ortadoğu ülkeleri takip ediyor. Günümüzde petrol kaynaklarının en yoğun olduğu bölge ise Ortadoğu ve Körfez ülkeleridir. Yapılan araştırmalara göre Amerika’nın 8 yıllık bir rezervinin kaldığı, Ortadoğunun ise 80 yıllık bir rezervi olduğu yönündedir. Önümüzdeki yıllar içerisinde petrol ve doğalgazın rezerv yönünden Akdeniz büyük önem arz etmektedir.

ŞİMDİ düşündüğünüzde Amerika ve Avrupa Ülkelerinin neden Ortadoğu ve Akdeniz üzerine yoğunlaştığını anlarsınız. Unutmayın ki bugün süper güç olabilmenin yolu enerjide ki üstünlükten geçiyor. Enerjiye sahip olan bir ülke her türlü ilerlemeyi rahatlıkla sağlar. Bugün enerji kaynaklarını yöneten ülkeler teknoloji ve silah sanayisinde zirvedeler. Dünyanın en çok silah üretip satan ülkelerine baktığınızda durumu iyi anlarsınız. Buradaki önemli sorun ise Amerika ve Avrupanın elinde ki kaynakların tükenmeye yakın olması. Avrupa zaten yer altı kaynakları yönüyle fakir konumunda. Sömürgecilik yöntemiyle bu kaynaklara sahip oluyorlar. Erdoğan’ın Dünya 5’ten büyüktür sözünden sonra, sömürge altında olan ülkeler bir bir uyanmaya başladı. Aslında Erdoğan’ın cesur çıkışları o ülkeleride cesaretlendirdi. Afrika’dan Orta Asya ve Kafkaslara kadar bu çağrı yerini buldu ve her devlet artık kendi ayakları üstünde durmaya başladı. O yüzden büyük güçlerin hepsinin gözü kulağı Ortadoğu ve Akdeniz petrollerinde. Savaş bu eksende veriliyor. Adeta bu bölgede büyük savaşın hazırlıkları yapılıyor. Önümüzdeki yılları hesaba kattığımızda enerji için büyük güç dengeleri kuruluyor. Gelişen global dengeler baz alındığında karşımıza üç büyük güç dengesi çıkıyor. İşte o güç dengeleri..

1. Amerika Birleşik Devletleri

Amerikanın petrol savaşı

Amerika petrol yataklarında zengin olsada 8 yıllık bir rezervi kalmış durumda. Yakınındaki Venezuela ile araları zaten açık. En büyük kaynak onlar için Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkeleri. Aremco üzerinden dünya petrollerini birleştirerek kendi elinde tutmak istiyordu; lakin Kaşıkçı olayından sonra bu plan ters tepti. Arabistan Veliaht Prens Selman’ın ısrarına rağmen, Kral Selman bu işe karşı çıktı. Aremco hayalinin gerçekleşmesi ihtimali artık zayıf. Amerika şu anda gözünü tamamen Akdeniz ve Ortadoğu ya çevirmiş durumda. Hiç bir birleşme talebini kabul etmiyorlar. Tek güç Amerika mantığı ile bütün dünyayı tek bir merkezden yönetiyorlar. Son günlerde Trump’ın kararı neticesinde Suriye’den çekilme kararı aldılar. Ama asla geri çekilmiyecekler. Ortada Milyarlarca dolar yapılan yatırımlar var. Oyun içerisinde oyun kurma telaşındalar. Bu işin Türkiye’siz olmayacağını çok iyi biliyorlar. Aynı zamanda Türkiye’yi yanlarında da istemiyorlar. Anlayacağınız tam bir ikilemdeler. Diğer taraftan küresel sermaye ilede kavgaları giderek artıyor. Pentagon’un bu yöndeki görüşü ne pahasına olursa olsun bu savaşı kendilerinin kazanacağına eminler. Arkalarında ki büyük deste hiç şüphesiz evangelistler…

2. Küresel Sermaye Çeteleri (İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya ve Çin)

13 Ailenin birlikte yönettiği bir sistem olan İlliminuati teşkilatıdır. Para ve Teknoloji bunların elindedir. Doğal olarak bu gücün devamı için Enerjiye mutlak surette ihtiyaç vardır. Daha doğrusu enerji olmadan para ve teknolojinin bir değeri yoktur. Onun için olacak ki bu küreselciler dediğimiz güç bütün enerjiyi kendilerinde toplamak istiyorlar. Karşılarında Amerika ve Türkiye var sadece. OPEC aracılığıyla petrol kaynaklarının tek elde toplayıp, bütün dünyayı kendilerine mahkum etmeye çalışıyorlar. Bugün Dünya Ekonomisinin %85ten fazlası bunların elinde. En büyük silahları Ekonomik yaptırımlar. Bu oluşumun içerisinde aktif rol alan ülkeler ise Rusya, Fransa ve Çin. Almanya ve İngiltere bu küresel çeteyi herne kadar karşı olsalarda, eski güçleri olmadığından biat etmek zorundalar. Dikkat edin son zamanlarda ki Fransa’daki olaylar Küreselcilerin ve Amerikanın kapıştığı bir alan konumuna gelmiş durumda. Enerji konusunda Küreselciler güçlü bir konumda. Bir çok petrol şirketi bu gücün kontrolü altında. Sıkıntıları Amerika ile aynı. Yani petrol kaynakları bu konuda devasa bir savaş veriyorlar.

Önce Rusya ile Suudileri kontrol altına aldılar. Bu hamle ile Amerikanın Aremco hayalini bitirdiler. Sonrada İngizler il de Birleşik Arap Emirliklerini. Hedeflerinde Kuveyt ve Bahreyn olmak üzere Körfez ülkeleri var. Zaten Fransa aracılığıyla da İran petrollerinde hakim durumdalar. Çin üzerinden de Doğu Türkistan başta olmak üzere Orta Asya’da yine hakimler. Enerji için şu anda dünyanın savaş verdiği iki alan bulunmakta. Birisi Ortadoğu Akdeniz, bir diğeri ise Kafkas ülkeri. Küreselciler Kafkaslara Rusya, Akdenizi ise Fransa ile kontrol altına çalışıyor..

Bu doğrultuda Türkiye’yi kaybetmek istemiyorlar. Aslında Türkiye’yi yalnız bırakmak istemiyorlar. Nedeni bütün enerji hatlarının ortak noktası Türkiye. Gerek Amerika gerek Küreselciler için tek çıkmaz nokta Türkiyedir…

3. Türkiye

Sadece Türkiye dediğimizde aslında bütün Türk ve İslam aleminin tek devlet olma halinden bahsediyoruz. 2023 hedefleri doğrultusunda hareket eden Türkiye, emin adımlarla bu hedefe doğru ilerliyor. Önümüzdeki en geç 8 yıl içerisinde Türkiye Enerji konusunda Dünya devi olma yolunda. Geçtiğimiz yıllarda enerji konusunda kritik hamleler yapan Türkiye, bilhassa ipek yoluna hakim noktaları alarak büyük bir adım attı. Afrika’dan da yerinde hamleler ve anlaşma yapılarak bir çok noktada birlik sağladı. Diğer Türki Cumhuriyet ler vede Afganistan da enerji hatları anlaşması sağlandı. Türkiye sadece İslam devletleri ile değil, Ukrayna ve Venezuela ilede bir birliktelik sağlamış durumda.

Türkiye TANAP ile Kafkaslardan, Mavi Akım ile birlikte Rusya’dan, Kerkük Ceyhan hattıylada Kuzey Irak’ta hatlar oluşturmuş bulunmakta. Ayrıca Akdeniz üzerindeki çalışmalarda sona doğru Geliniyor. Sudan ve Somali de petrol işleme ve pazarlama yönünden anlaşma sağlandı. Dünyanın en büyük petrol üreticilerinden olan Katar OPEC ten ayrılma kararı alarak, Türkiye ile ortak hareket etme kararı aldı. Bu noktada bilinmesi gereken noktalardan biride Yurtiçinde güneydoğu ve Trakya bölgelerinde rezerv arama ve tarama çalışmaları tam gaz devam ediyor. İzmir’de büyük bir petrol rafinesi kurarak bir çok yerde altyapı çalışmaları tamamlanmış vaziyette.

Türkiye bu kararlılıkla devam ettiği sürece 2026 yılında Dünyanın enerji merkezi olma konumuna aday. Tabiki Türkiye’nin bu hususta söz sahibi olmasını istemeyen Amerika ve Batılı güçlerin saldırıları ve yaptırımları kaçınılmaz olacak. Milletçe bir ve beraber olduğumuz zaman bu saldırılar bizden hiç bir şey eksiltmez. Olayı şu açıdan düşünürseniz daha iyi anlayabiliriz..

Ülkemiz bu günlerde savunma Sanayii’nde çığır açarak büyürken, Hulusi Akar Başkanlığında Pentagona rakip olacak bir üs inşa ediliyor. Yine bu dönemde Türkiye Uzay Ajansı kurarak, önümüzdeki 10 yıl içinde enerjiyle beraber Nasa’nın alternatifi oluşturulacak. Allah ömür verirse İnşallah bu günleri birlikte göreceğiz.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ