DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Çok Bulutlu

İÇKİ ÖNCEKİLERE YAVAŞ YAVAŞ YASAKLANIRKEN BİZLERE NEDEN DİREKT HARAM KILINDI?

İÇKİ ÖNCEKİLERE YAVAŞ YAVAŞ YASAKLANIRKEN BİZLERE NEDEN DİREKT HARAM KILINDI?
26.09.2019
72
A+
A-

“İçki öncekilere yavaş yavaş yasaklanırken bizlere neden direkt haram kılındı?” sorusunun cevabı…

Deist ve ateistlerin en çok sorduğu sorular ve cevapları…

Sual: “İçki öncekilere yavaş yavaş yasaklanırken bizlere neden direkt haram kılındı?”

Tedrîcîlik, vahiy inerken gerçekleşti. Sonunda, din ikmâl oldu. Elbette ikmâl olandan geriye dönülmez. Bu, keyfî bir davranış olur.

Fakat eğitimde bu tedrîcîlik esası yine devam eder. Meselâ bugün İslâm ile ilk defa tanışan bir fert yahut topluma tebliğde bulunurken, elbette bir sıralama gözetilir. Fakat bu, şerîati iptal mânâsı taşımaz. Sadece müslüman firâsetinden ve basîretinden neş’et eden bir uygulama kolaylığıdır.

Meselâ Peygamberimiz Hazret-i Muâz’ı Yemen’e gönderirken şöyle buyurdu:

“Sen kitap ehli olan bir topluma gidiyorsun, Onları, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve benim Allâh’ın Rasûlü olduğuma şahitlik etmeye davet et.

Eğer onlar, bu davete uyup itaat ederlerse; Allâh’ın kendilerine her bir gün ve gecede beş vakit namazı kesin olarak farz kıldığını bildir.

Şayet buna da itaat ederlerse; Allah Teâlâ’nın, zenginlerinden alınıp fakirlerine verilmek üzere, kendilerine zekâtı mutlak sûrette farz kıldığını bildir.

Buna da itaat edip uydukları takdirde, onların mallarının en gözde ve kıymetli olanlarını almaktan sakın. (Yani en pahalı veya en değersizini alma, orta hâlli mallardan al.)

Mazlumun bedduâsını almaktan da son derece çekin, çünkü onun bedduâsı ile Allah arasında bir perde yoktur.” (Buhârî, Zekât, 41, 63, Meğâzî, 60, Tevhîd, 1)

Din tekâmül ettikten sonra orada tedrîcîliğe bir ihtiyaç kalmaz. Ancak Cenâb-ı Hak; insanların hidâyete gel-

mesi için, dîni tebliğ ederken, «kavlen leyyinâ» / yumuşak bir lisan kullanmayı emretmektedir. Yine âyet-i kerîmede dîni güzel bir üslûpla anlatmanın ehemmiyeti şöyle bildirilir:

İlginizi Çekebilir   NAMAZ, İŞ HAYATINDAKİ ENERJİNİZİ NASIL ETKİLER?

(Rasûlüm!) Sen, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et!..” (en-Nahl, 125)

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Yayınları, Aklın Cinneti DEİZM

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.