İmam Gazali hazretlerinin Tasavvufa Girişi

İmam Gazali hazretlerinin Tasavvufa Girişi

İmam-ı Gazali (ks) hazretleri tanınan meşhur bir ilim adamı olduğu halde, manevi ilimlerde ki eksikliğini anlayıp tasavvuf yoluna girmiştir. Nakşibendi büyüklerinden Ebu Ali Farmedi (ks) hazretlerine intisab eden İmam Gazali böylece manevi ilimlerde de kendisini yetiştirmiştir..

İmam-ı Gazali’ye ilminden dolayı, her müşkülü olan fetva almaya geldiği halde, kardeşi arkasında namaz bile kılmıyordu. İmam-ı Gazali arkasında namaz kılmadığı için kardeşini annesine şikayet etti. Annesi kardeşini camiye cemaate gitmesi için ısrar etti. Gayesi İmam-ı Gazali’nin gönlünü almaktı. Gazali’nin kardeşi annesine; -Anne, onun arkasında benim namazım olmaz, dedi. Bunun üzerine annesi fazla ısrar etti: “Bak oğlum, o senin büyüğün, sen cahilsin, ağabeyin alim kişidir, herkes ona geliyor, müşkülünü halledip gidiyor, herkesin namazı kabul oluyor da seninki neden kabul olmasın? Mutlaka gidip arkasında namaz kılacaksın” diye çok ısrar edince İmam-ı Gazali’nin kardeşi camiye gidiyor. O gün İmam-ı Gazali’ye namazdan önce bir kişi geliyor ve hayız (kadınlık hali) hakkında bir soru soruyor, İmam-ı Gazali de “Namazdan sonra gel, cevabını vereyim” diyor. Namaza başlayınca İmam-ı Gazali sürekli hayız (kadınlık hali) ile ilgili soruyu düşünüyor ve namazın tamamını cevap hazırlamakla geçiriyor, bu arada İmam-ı Gazali’nin kardeşi sürekli tekbir alıyor, sonunda namazı bozuyor ve yeniden kılıyor. İmam-ı Gazali, kardeşinin iki de bir tekbir almasına ve namazı bozup, tekrar kılmasına çok üzülüyor ve annesine şikayette bulunuyor.

Annesi, “Oğlum, neden ağabeyinin namazına müdahale ettin, cemaatın içinde mahçup duruma düşürecek hareket yaptın, hani bana söz vermiştin, Namazı kılıp gelecektin? deyince, İmam-ı Gazali’nin kardeşi annesine; -Anne, bir insan göbeğine kadar kana bulanırsa onun arkasında kılınan namaz kabul olur mu? diye soruyor ve “Bu soruyu abime de sor” diyor. Annesi, İmam-ı Gazali’ye bu soruyu aynen aktarıyor. İmam-ı Gazali namazdaki durumunu hatırlıyor, namazı hayızla uğraşmaktan tam olarak kıldıramadığını ve kardeşinin de keşif sahibi olduğu için haline vakıf olduğunu anlıyor. Gerçekleri görüyor ve daha önce inkar ettiği tasavvuf ve tarikat yoluna giriyor. Gerçekleri gördüğü ve alim de olduğu için çalışarak kısa zamanda kendi zamanının Gavsı (yaşayan Evliyaullah’ın piri) oluyor.

Diğer İçerikler  Rabıta Hakkında Bilinmesi gerekenler

Evliya yetişrme ocağı olan Tarikat-ı Ali’yeleri bulunmaz bir nimet bilip, bu nimete layık olmak için çok çalışalım, Hz. Muhammed (s.a.v.)’e hakiki ümmet olmaya gayret edelim.

Alıntı

İmam Gazali (rah) bir terbiyeye okuluna girip nefsi ıslah etmeyi, herkes için farz-ı ayın kabul eder. Yani olmazsa olmaz gibi şart koşar, ‘Çünkü peygamberler hariç, hiç kimse manevi hastalıklardan uzak değildir ve onlardan tek başına kurtulamaz’ der. İbnu İcabe, İkazu’l-Himem,21

SEYRU SÜLÜK

Seyr:Arapça,yürümek,gezmek,gitmek demektir. Allah’a ulaşmak üzere yapılan manevi yolculuktur. Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu,Tasavvuf Terimleri ve Deyimleri Sözlüğü, 564

 

Süluk:Arapça,yola gitmek, yol almak demektir.bir şeyhe bağlanan kişinin, belli bir metotla, Allah’a doğru, yani kemalata doğru iç(manevi) planda yaptığı yolculuğa denir. Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu,Tasavvuf Terimleri ve Deyimleri Sözlüğü,587

 

Seyr yani Hakk’a yolculuk, ihsan halinin hakikatine ulaşmaktır.

 

Süluk yani manevi terbiye, imanın hakikatine ulaşmaktır.

 

Seyir/Hakk’a yolculuk halinde sülukun durumu, namaz için abdestin durumu gibidir. Abdesti olmayanın namazı olmayacağı gibi;süluku olmayanın da seyri/Hakk’a ilerlemesi olmaz. İmam Gazali,Hak Yolunun Esasları,57

İmam Gazali(rah) şöyle demektedir:

Bil ki,tasavvuf dilinde süluk;insanın ahlaklarını,işlerini ve ilimlerini güzelleştirmektir. İlk durumunda kul bütün bunların içinde Rabbinden gafildir; ancak O’na vasıl olmak için devamlı iç aleminin temizliği ile meşgul olur.

 

Bir hak yolcusunun sülukunu/hakka gidişini bozan şeyler iki tanedir. Bunlar; ilahi emirlerde tevillere dalıp ruhsatların peşine düşmek; diğeri de kötü arzularına uyan bozuk kimselere uymaktır.

 

Hak yolcusunun her azası, devamlı Allah ve Resulünün teşvik ettiği bir işle meşgul olmalı; onların yapılmasını hoş görmediği işleri terk etmelidir. Hak adamı, veraya sarılıp haram ve şüpheli şeylerden el çekmeli, kötü arzuların terk etmeli, devamlı Allah Teala’nın lütfundan kendisine ihsan ettiği hayırlı şeyleri gözetlemelidir.

Diğer İçerikler  SAVAŞ NASIL KAZANILIR?

 

Hak yolcusu yaptıklarını sevap için değil, Allah’ın rızasını elde etmek için yapmaya gayret etmelidir. Yaptığı her işi, bir adet ve alışkanlık olarak değil, ibadet olarak yapmalıdır. Kim, iş ve ibadetinde, onu kim için yaptığına bakarsa; amelini ve nefisini görmez; boş arzularını terk eder.

 

Şu halde, hak yolundaki niyet ve iradenin sahih olması için, nefsin boş tercihini terk etmek ve ilahi takdirin tecellisi karşısında sükunete bürünmek gerekir. İmam Gazali,Hak Yolunun Esasları,38-39(İstenildiği şekilde kısaltılarak alınmıştır)

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com