Türk Haber Saati

Konu Yılbaşı..

Gündüz Demirhan

Gündüz Demirhan

Konu, yılbaşı…

Öncelikle şunu bilelim. Nebevî haberdir… “Kim bir kavme benzerse onlardandır… Kim, takva ehli ve salih insanlara benzerse onlardan; kim de Yahudi ve Hristiyanlara benzerse onlardandır.”

Peki bu benzemenin ölçüleri, dozajı var mıdır? Varsa nedir?

Konunun esası, Miladi Takvim ile başlıyor. Miladi Takvim ya da esas adını Papa Gregor’dan alan Gregoryen Takvimi, Hz. İsa’nın doğumunu esas alan takvimdir… Buraya kadar sorun yok, tamam da… Bu takvim bir çok vahim hatalarla doludur. Defalarca üzerinde oynanmış, düzeltmeler görmüştür. İlk olarak Mısırlıların kullandığı, sonra Jül Sezar’ın Jülyen Takvimi diye uyarlattığı ve 11. Papa Gregor’un da müdahalesi ile adının Gregoryen olduğu bu takvim yüzlerce defa müdahale görmüştür. Mesela, bazen yüz yılda bir gün ilave edilmiş, bazen dakikalar tekrar hesaplanmıştır.

İşte tüm bu hataların düzeltilmesi tartışmaları nedeniyledir ki, 6 Aralık, 25 Aralık, 31 Aralık ve 6 Aralık tarihlerinde Hz. isa’nın doğum kutlaması yapan, Hristiyan mezhepleri mevcuttur. Bu farklılıkların hepsinin kaynağı bu takvime olan güvensizlik ve gerçek doğum tarihi arayışı nedeni iledir.

Noel Baba ya da Aziz Nikola, Antalya’da yaşamıştır ama hikayesini, pagan kültüründen kurtulamamış olan Odin’in çocukları, Vikingler yazmıştır.

Tabii bunlara ek olarak teslisin, üçlemenin içinde kaybolmuş bir zekanın, bir önceki Sezar yani Jülyen Takvimine 10 gün ilave edip de, bunu takvim diye sunması akıllara zarar bir başka intihal olaydır.

Sadece bir yılın hesabı bile onlarca hata ile doludur.

Sadece iki dünya savaşında en az 85 milyon insan katline sebep olan batının hayran olunacak, uyulacak ve taklit edilecek yanı yoktur. Bakmayın bir süredir sömürge gelirleri ile yüksek refah hayatı sürer gibi göründüklerine… Kaynakları kurumaya başlayınca yine birbirlerini yemeye başlayacaklar ve başladılar bile.

İlginizi Çekebilir   Libya: NEREDE KALMIŞTIK..

Stokholm Sendromudur aslında yaşanan… Yani rehinenin kendisini rehin alan kişiyle bir süre sonra aralarındaki diyalog sürecinde oluşan, duygusal anlamda sempati ve empati oluşması olarak özetlenebilecek psikolojik travmanın yansımasıdır aslında bu durumun özeti… Daha anlaşılır ve daha sinir uçlarına dokunan bir tabirle ifade etmek gerekirse, tecavüzcüsüne aşık olmak gibi bir psikolojik durumdur dünyanın yaşadığı.

İşte bizim toplumumuzun büyük bir kısmı da, hiç durmayan kültürel ve psikolojik Haçlı Seferleri sonucu bu aşamaya gelmiştir.

Yapmayın.

Yaşamın tamamı tek parçadır. Yıllara bölmeyin… Hele ki, 6 saat fazlası olan yıllara bölüp de, bunun adına takvim diyerek, yeni bir yılı planlama ve karşılama ayağına hayvanlara özenti bir eğlence ile sapıtma gafletinde bulunmayın.

Dünyanın kültür derecesi, geri zekalı ve hesap bilmez bir papazın takvim yapıp zamana ad vermesi ile doğru orantılıdır. Müslümanlar, bu güruh hareketine katılanlardan olmamalıdır.

Zaman ölçülmez, ölçülen eşyanın hareketidir.

Eni, boyu, derinliği, başlangıcı ve sonu, ucu-bucağı bilinen şey ölçülür. Bazılarına uzun yıllar gibi gelen soğuk geceler, bazılarının sıcak bakışlarında bir kanat çırpışı kadar zaman tutar.

İnsan, zamanın neresindedir? Belki bunu bir miktar anlamaya çalışmak lazımdır ama tam olarak anlamak mümkün olmaz.

Bir de bu gece Mekke’nin Fethini kutlayanlar var. Düzelteyim. Miladi hesapla Mekke 11 Ocak tarihinde fethedilmiştir.

Dünün bugünden farkı yoktur. Tek fark hergün biraz daha hesap gününe yaklaşıyoruz. Hazırlıklarımız ne alemde… Buna bakmak lazımdır. Unutmayın, hiçbirimiz bu dünyadan sağ çıkmayacağız.

Selam ve dua ile…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ