DOLAR 6,7902
EURO 7,4719
ALTIN 375,47
BIST 105.782
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Gök Gürültülü

Türkiye’de Devlet Aklı Yaşamaya Devam Ediyor..

22.04.2020
182
A+
A-

Türkiye’de, devlet aklı yaşamaya devam ediyor.

Türkiye, bu yeni koronavirüs günlerinde bazı uluslararası anlaşmalar yaptı. Resmi Gazetede yayınlandı. Ben yayınlanan ve bilinenin ötesinde bazı ayrıntılar ilave edeceğim.

Sonuca giden yolda ayrıntılar önemlidir. Çünkü, hayatta önemsiz hiç bir şey yoktur, sadece önemlilerin sıralaması vardır.

Katar ile olan mevcut anlaşma genişletildi ve sağlamlaştırıldı. Önümüzdeki günlerin finansman sorunu için bu çok gerekli ve önemli bir adımdı. Tamamlandı.

Moldova ile yeni bir anlaşma yapıldı. Bunu Rusya’ya karşı alternatif olarak Ukrayna açılımı sonrası bekliyordum zaten. Moldova, tek sınırı Romanya ve Ukrayna olan küçük bir iç kara ülkesi olsa da, nüfusunun önemli bir kısmı Gök Oğuz ve sair nüfusla da, malum oldukça akrabalığımız var.

Zambiya ile olan anlaşma ise, sadece ticari görünse de aslında çok yönlü. Zambiya yer altı kaynakları açısından oldukça zengin. Bir de Angola ile komşu. Benim özel bilgim bu konu ile ilgili. Anlatacağım.

Bir de Zambiya ile aynı içerikte Fildişi Sahili ile de bir anlaşma yapıldı.

Bir zamanlar kağıt üzerinde de olsa Fildişi Sahili Türk Ticaret Odası gibi bir yapıda adım geçmişti. Hatta hala oradan bazı ilginç mailler gelir. Mesela en son bir ham elmas resmi geldi. Yontulacak ve elmas ustası arıyorlar. Gidip görmek, riskleri göze almak gerekiyor. Öylesine duruyor tabii ki bilgi. Zamanında fetoşçu tuskon şerefsizlerinden yediğimiz 150 bin dolarlık darbe sonrası böyle bir gücümüz kalmadı. FSTTO olarak hakkımızda başta Osman Gumuskaya olmak üzere idam ve tutuklama kararları çıkmıştı. 150 bin dolar ise Osman Gümüşkaya’nın adımızı aklamak ve odayı geri almak için yaptığı mücadelenin, dairesini satmakla başlayan ilk masrafı ve sadece bir kısmıydı. Uzun mesele. Dünün fetoşa yalakalık yapanları, bugün, makam mertebe işgal ederken, o günlerde bedel ödeyenleri unutmamak gerek.

İlginizi Çekebilir   DEVLET AKLI DEVREDE!

O ayrıntıları bir kaç defa yazmıştım, başka zaman yine yazarım

Neyse…

Fildişi Sahili, Afrika’nın hem doğal kaynak ve hem de ülkenin tam ortasındaki iki nehri ile tarım olarak da en zengin ülkelerinden. Kaju ve tik ağacının da anayurdu.

Ve Gine… Gine ile yapılan anlaşmanın eğitim ve teçhizat detayları olan askeri yönü de var.

Bu bilgilerden sonra şunu söyleyeyim…

Afrika’da üç ülke vardır ki, bu ülkelerde Müslüman olmak suçtur ve ölüm riski taşımaktadır.

Mesela… Zambiya ile komşu olan ve oldukça da sömürülmüş fakir bir ülke olan Angola’da Müslüman olmanın cezası, daha çok yakın zamana kadar idam idi. Yanlış duymadınız, idam. Devlet, daha 90’lı yıllarda Müslüman olduğunu söyleyenleri toplayıp kurşuna diziyordu. Tabii ki bu İslam düşmanı yapının arkasında Avrupa vardı ayrı konu. Şimdi Avrupa en rezil şekilde yeni koronavirüs ile boğuşurken ve Afrika’da hemen her büyük şehre Konfüçyüs Akademisi açan Çin kendi derdine düşmüş iken, doğal kaynak zengini tropik ülke Zambiya ile yapılan bu anlaşma çok stratejik önem taşıyor. Ve aynen Sırbistan örneğinde olduğu gibi yakında Angola’ya açılan bir kapı olarak oradayız.

Fildişi Sahili ve Gine bölgesi de aynı stratejik önemde. Aralarında Liberya denilen bir ülke var ki, orada Müslümanlar yıllardır zulüm altında.

Afrika’nın kuzeybatısı Frankofon ülkeler olarak geçer. Çoğu ülke Fransız sömürgesindedir ve Fransızca eğitim görmektedir. Cezayir’den itibaren güneye doğru açılarak giden bir yelpazede, Gana hariç Fransız hakimiyeti vardır.

Geçen yıllarda Fildişi Sahilinde cumhurbaşkanlığına aday bir belediye başkanı “Türkiye, bizi Fransa’nın elinden kurtarsın” diye feryat ediyordu. Haberlere çıkmıştı. Fildişi Sahilinde İslam çok zayıf ama neredeyse hepsi 15-20 yıl içinde Müslüman olabilecek kapasitede İslami öğretiye açık. Gerçi bölgenin tüm ülkeleri aynı durumda… Sömürgeci küresel şeytaniler ise İslam ile terörü eşdeğer kılmaya çalışıyorlar. Bunda kısmen de başarılılar. Türkiye bu şeytani gayreti kırmaya çalışıyor.

İlginizi Çekebilir   DEVLET AKLI DEVREDE!

Ve biz bu ülkelere işgalci olarak gitmiyoruz. İş birliği için ve mazlumlara yardım için gidiyoruz.

Başta Diyanet Vakfı ve İHH zaten yıllardır oralarda… Her ikisi de hemen hemen aynı içerikte yerel halkın yanında… Sosyal yardım, açlık ve susuzlukla mücadele, eğitim ve İslam’ın tanıtılması gibi çalışmaları ile yerel halkın gönüllerine yerleştiler. Bu günlerde Maarif Vakfı fetoşçu pisliklerin bıraktığı Amerikancı izleri Türkiye lehine çevirmeye çalışıyor. Kızılay fırsat buldukça destek oluyor. Ama imkanlar sınırlı ve bu şekilde nereye kadar.

Kısacası dediğim gibi, fırsat bu fırsat, devlet aklı yaşamaya devam ediyor.

Bize düşen, devletimize güvenmek. Şu günlerde virüse fırsat vermemek. Çarşı pazar, market ve toplu taşıma ortamları, sosyal mesafe kuralını çiğneyen geri zekalılarla dolu. Bunu teşvik edenler var. Alet olmamalıyız.

İslam aklı olanı mükellef kılar. Aklını kullanmayanı da yok hükmünde sayar. İman sahibi olmak aklına hakim olmakla mümkündür.

Devlet aklı yaşamaya gayret gösterirken, ölmeye çalışan geri zekalılardan olmayalım yeterli. Selam ve dua ile.

Gündüz Demirhan

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.